Bodrum Belediyesi, 13 Haziran Cumartesi günü düzenlenecek olan Kent Konseyi seçimli genel kurulunu duyurdu. Ancak, bu süreç öncesinde, Kent Konseyi’nin hukuki durumu ve işlevi hakkında bazı eleştiriler gündeme geldi. Kent Konseyi’nin temel işlevinin, belediye meclisinin değerlendirmesine sunmak olduğunu vurgulayan uzmanlar, adayların açıklamalarında kullanılan ifadelerin yanıltıcı olduğunu belirtiyor.
Muğla 3. İdare Mahkemesi, Bodrum Kent Konseyi’nin 16 Kasım 2024 tarihli seçimli olağan genel kurulunu iptal etmişti. Bu kararın ardından, Bodrum Belediyesi’nin 24 Nisan 2026 tarihli çağrı metninde mahkeme kararına atıf yapıldığı belirtiliyor. İlk toplantının 1 Haziran 2026’da yapılması planlanıyor; ancak çoğunluğun sağlanamaması durumunda ikinci toplantı 13 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilecek.
Ayrıca, Kent Konseyi’nin 5393 sayılı Belediye Kanunu çerçevesinde belirlenen süreler içinde oluşturulmadığı ifade ediliyor. Mahkeme kararının uygulanma süreci ve yeter sayıları da tartışmalara neden oluyor. Ortaya çıkan belirsizlikler, seçimlerin heyecanını azaltmakta.
Adaylar arasında Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’ye yakın isimlerin bulunması, siyasi yakınlık ve yerel güç dengeleri açısından eleştirilere yol açıyor. Katılımcı yönetim ve ortak akıl gibi kavramlar seçimlerde sıkça dile getiriliyor; ancak bu ifadelerin gerçeklik payı sorgulanıyor.
Seçimlerin sonucunun anlamlı olabilmesi için hukuki zeminlerin netleşmesi gerektiği vurgulanıyor. Kent Konseyi Başkanlığı için aday olanlar, vaatlerinde nasıl bir vizyon sunduklarını ve Bodrum’un sorunlarıyla nasıl başa çıkacaklarını açıklamak durumundalar. Bu bağlamda, adayların geçmişteki süreçleri ve mevcut sorunları ele alarak, topluma net bir mesaj vermeleri bekleniyor.