Bolu'nun yüksek rakımlı dağ yamaçlarında kendiliğinden yetişen yabani dağ çileği, yaz sezonunun başlamasıyla birlikte Bolu Pazarı'nda kilogramı 1250 TL'den alıcı buluyor. Yoğun aromasıyla bilinen bu meyve, zahmetli hasatı ve sınırlı bulunabilirliği nedeniyle pazarın en gözde ve yüksek fiyatlı ürünleri arasında yer alıyor.
Toplayıcılar, günde ortalama 1 ila 2 kilogram ürün toplayabilirken, uzmanlar sürdürülebilir hasat konusunda uyarılarda bulunuyor. Marketlerde satılan kültür çileklerine göre daha küçük olan dağ çileği, tamamen doğal bir ortamda yetişerek zirai ilaç veya gübre kullanılmadan büyüyor. Sarp arazilerde elle tek tek toplanan bu meyvenin hasadı saatler alıyor.
Yüksek antioksidan içeriği ve kendine özgü kokusu nedeniyle dağ çileği, sadece taze tüketim için değil; lüks restoranlarda tatlı yapımında ve butik reçel üretiminde de kullanılıyor. Ayrıca, yoğun aroma ve vitamin içeriği sayesinde ekstrakt üretiminde değerlendiriliyor. Dağ çileğinin yaprak ve kökleri de kurutularak bitki çayı yapımında kullanılıyor, bu da talebini artırıyor.
Doğada kendiliğinden yetişen dağ çileği, dağ köylerinde yaşayanlar için önemli bir gelir kaynağı oluşturuyor. Ancak uzmanlar, yüksek ekonomik değeri nedeniyle kontrolsüz toplanmasının doğal dengeyi olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor. Bitkinin köklerine zarar verilmeden yapılan hasadın, gelecek yıllarda da dağ çileğinin varlığını sürdürebilmesi açısından kritik öneme sahip olduğu belirtiliyor.