Bu gün Babalar Günü. Sakarya'nın her köşesinde vitrinler süslenmiş, kravatlar ve saatler havada uçuşuyor. Ancak gelin, bu yıl hediye paketlerinin ötesine geçelim ve babanın çocuk üzerindeki derin etkisini düşünelim. Franz Kafka'nın yazdığı 'Babaya Mektup' isimli eser, bu konuyu derinlemesine ele alıyor.

Kafka, babasının gölgesinde kendisine onay bulamamanın acısını yansıtır. Bir baba, sadece eve ekmek getiren ya da kurallar koyan bir figür değildir; çocuk için dış dünyaya açılan ilk kapıdır. Çocuk, babasının gözlerindeki onayla kendine olan güvenini inşa eder.

Çocuklarına sadece kelimelerle değil, yaşantısıyla bir rota çizen babaların önemi büyüktür. Sert bir tutumla yetiştirilen çocuklar, ya suçluluk duygusunun esiri olur ya da kendi içlerine kapanırlar. Bu Babalar Günü’nde, babalığın ne denli büyük bir sorumluluk olduğunu hatırlamak önemli. Ses tonumuz, bakışlarımız ve gülümsemelerimizle çocuklarımızın dünyasında ya çiçekler açtırabiliriz ya da karamsar düşüncelere sürükleyebiliriz.

Bütün babaların ve onların gölgesinden sıyrılmaya çalışan çocukların günü kutlu olsun. Unutmayalım ki, bir babanın verebileceği en büyük miras; koşulsuz kabul ve güvenli bir limandır.