Bolu, doğa turizminin kalbi olmasına rağmen, artan maliyetler ve acente kayıplarıyla mücadele ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, hizmet sektörü ciro endeksindeki yıllık artış hızı yüzde 35’e düşerken, konaklama ve seyahat acenteleri ciddi kayıplar yaşıyor. Metropollere yakınlığıyla bilinen bu şehre olan talep, doluluk oranlarını korumaya çalışsa da, önündeki engeller giderek büyüyor.
Ulusal veriler ışığında, Bolu’nun turizm dinamikleri kriz döneminde iki farklı eğilim gösteriyor. İstanbul ve Ankara'nın tam ortasında yer alan Abant, Gölcük ve Kartalkaya gibi doğal güzellikler, yerli turistlerin kısa mesafe tatil tercihleriyle dolup taşıyor. Ancak, seyahat acentelerindeki ciro kaybı, Bolu'daki kültürel ve doğa turlarını olumsuz etkiliyor. Ulaşım ve giriş ücretlerindeki artışlar, paket tur fiyatlarını yükseltiyor ve bu da Bolu'ya gelen turist sayısında düşüşe neden oluyor.
Bolu, yeme-içme sektöründeki yüzde 44'lük ciro artışı ile konaklama sektöründeki kayıpları telafi etmeye çalışıyor. Şehir, yol üstü tesisleri ve milli park çevresindeki günübirlik işletmeler sayesinde, konaklamayan ama harcama yapan günübirlikçi turistlerden gelir elde ediyor. Bu durum, Bolu’nun turizm potansiyelini bir nebze olsun korumasına yardımcı oluyor.
Bölgedeki otel sahipleri, doluluk oranlarını yakalasa bile ciro artış hızının enflasyonun gerisinde kalmasından endişeli. Bolu, yüksek enerji ve personel maliyetleri ile başa çıkmaya çalışırken, ziyaretçilerin kültürel faaliyetler amacıyla seyahat etme oranı yüzde 55,3'e çıkmış durumda. Bu da Bolu için bir umut ışığı olabilir.