Gaziemir, yıllardır süren bir belirsizlik içinde. 2012 yılında ortaya çıkan radyoaktif atıklar, mahalle sakinlerinin yaşamını derinden etkiledi. 1940’lı yıllarda kurulan Aslan Avcı Kurşun Fabrikası’nın bahçesinde gömülü bulunan atıklar, 2010 yılına kadar burada işlenmişti. O günden sonra, hem mahalle halkı hem de sivil toplum kuruluşları, bu konuda eylemler düzenleyerek kamuoyunu bilgilendirmeye çalıştı.
Mahalle sakini Hamit Ertaş, “İnanın ki son bir yıldır kendimize gelebildik” diyerek, öncesinde nefes almakta zorlandıklarını ifade etti. Gaziemir’deki bu durum, sadece bir çevre sorunu değil, aynı zamanda halk sağlığına ciddi bir tehdit oluşturuyor. Ertaş, “Evet biz rahatladık ama bu atıklar tam olarak temizlendi mi, geriye ne kaldı, nereye götürüldü, hiçbir şey bilmiyoruz” diyerek endişelerini dile getirdi.
Mahalledeki diğer bir sakin Ayşe Hökerek ise, “17 yıl mücadele ettik. 17 yılın sonunda ne kaldı, ne gitti, hâlâ bilmiyoruz” diyerek yaşanan belirsizliğin altını çizdi. Gaziemir halkı, devletin bu konuda harekete geçmesini ve yaşadıkları sorunlarla ilgili detaylı bir araştırma yapılmasını talep ediyor.
Avukat Arif Ali Cangı ise, “İnsanlar yıllarca radyoaktif atıktan habersiz yaşadılar” diyerek, bu durumun kamuoyundan gizlendiğini belirtti. Gaziemir’in, Türkiye’nin nükleer atıklara karşı verdiği bir sınav olduğunu ifade eden Cangı, bu konuda ciddi önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı.