Antalya'nın gözde doğal güzelliklerinden biri olan Giden Gelmez Dağları, efsanevi hikâyeleriyle dolu bir geçmişe sahip. Bu dağlar, yıllardır kaybolanların ve trajedilerin mekânı olarak bilinmekte. Son olarak, 15 yıl önce obruğa düşerek hayatını kaybeden bir avcının kemikleri, oğlu tarafından bulundu. Bu olay, bölgenin mistik havasını daha da derinleştiriyor.

Akseki ilçesi sınırlarında yer alan bu dağlar, sarp coğrafyası ve derin obruklarıyla hem maceraperestlerin hem de doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Giden Gelmez Dağları'nın adı, burada yaşanan kaybolma olaylarından geliyor. Rivayetlere göre, dağa tırmanan avcılar geri dönemediği için bu ismi almış.

En çok bilinen hikâyelerden biri, kış aylarında dağ keçisi avına çıkan bir grup avcıya ait. 15-20 kişilik grup, dinlenmek için karla kaplı bir alanda ateş yakmış. Ancak, buz tabakasının erimesiyle altındaki mağara çökmüş ve avcıların çoğu mağaraya düşmüş. Gruptan sadece bir kişi kurtulmayı başarmış. Olayın ardından köylüler durumu öğrenince, kurtarma çalışmaları başlatmış.

1941 yılında yaşanan başka bir olayda ise, geyik avına çıkan bir grup avcı, avladıkları hayvanları dağın yamacında bırakıp köye dönmüş. Ertesi gün geri döndüklerinde, hayvanların obruğa düştüğünü görmüşler. Obruğa inmeye çalışan avcılardan biri düşerek hayatını kaybetmiş. Aradan 15 yıl geçtikten sonra, hayatını kaybeden avcının oğlu yaptığı araştırmalar sonucunda, babasına ait olduğu belirtilen kemikleri bulmuş. Kemikler köye getirilerek mezara verilmiş.

Giden Gelmez Dağları, günümüzde doğa tutkunlarının ve dağcıların uğrak noktası haline gelmiş durumda. Bu dağlar, yaban hayatı açısından da zengin bir alan. Ayılar, dağ keçileri ve çeşitli sürüngenler burada yaşamaktadır. Mahalle sakinleri, bölgeye macera arayanları geçmişte yaşanan olaylarla ilgili uyarırken, doğaseverler için de Giden Gelmez Dağları'nın etkileyici manzarası her yıl ilkbaharda ilgi çekiyor.