Çanakkale'nin gözbebeği Gökçeada, antik tarihinin izlerini taşıyan, muhteşem doğasıyla büyüleyen bir cennet. Dünyanın ilk ve tek sakin adası unvanını taşıyan bu ada, hem ekolojik tarımı hem de zengin mutfak kültürüyle ziyaretçilerine unutulmaz anlar sunuyor.

Kuzeydoğu Ege Denizi'nde yer alan Gökçeada, Çanakkale'nin en az nüfuslu ilçesi olmasına rağmen, sunduğu tarihi ve kültürel değerlerle adeta parlıyor. Andezit kayalıkları, yemyeşil vadileri ve hırçın deniziyle dikkat çeken ada, aynı zamanda bol tatlı su kaynaklarıyla diğer Ege adalarından ayrılıyor. Gökçeada'nın tarihi köyleri, zaman yolculuğu hissi uyandırıyor.

Gökçeada'nın tarihi, Pelasglar'a kadar uzanıyor. M.Ö. 500'de Atina'ya bağlanan ada, daha sonra Roma egemenliğine girmiştir. 1923'te Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılan Gökçeada, 1970 yılında bugünkü ismini almıştır. Turizm yetkilileri, Gökçeada'nın tarihi dokusunu koruyarak turizme hizmet etmeye devam edeceğini vurguluyor.

Adanın sunduğu doğal güzellikler arasında Aydıncık Plajı ve Tuz Gölü, yaz aylarında binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Gökçeada'nın kuzeyinde ise Marmaros Şelalesi ve İnceburun ile Gizli Liman, mutlaka görülmesi gereken yerler arasında. Geleneksel Rum mimarisinin yaşatıldığı köyler, adanın kültürel dokusunu yansıtıyor.

Gökçeada'nın mutfağı ise ayrı bir zenginlik sunuyor. Yöresel lezzetler, zeytinyağlı mezeler ve taze deniz ürünleri, ziyaretçilerin unutamayacağı tatlar arasında. Doğa, tarih ve gastronomiyi bir arada buluşturan Gökçeada, Ege'nin en özel destinasyonlarından biri olarak keşfedilmeyi bekliyor.