İstanbul'un tarihi dokusunu yansıtan Özbekler Tekkesi, hac yolcuları için manevi bir sığınak olma özelliğini taşıyor. İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Erhan Erken, bu önemli geleneği ortaya koyarak, Orta Asya’dan gelen hacı adaylarının kutsal yolculukları öncesinde İstanbul’u ziyaret etmenin ruhsal bir hazırlık olduğunu vurguladı.
Geçmişte Türkistan’dan yola çıkan hacıların, halifenin yaşadığı ve Peygamber Efendimiz'in övgüsüne mazhar olan İstanbul’da konaklayarak ibadetlerini yerine getirdiklerini belirten Erken, şehrin sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda ruhani bir durak olduğunu ifade etti.
Üsküdar’da yer alan ve 1752-1753 yıllarında inşa edilen Özbekler Tekkesi, zamanla Orta Asya’dan gelen dervişler ve hac yolcuları için önemli bir merkez haline geldi. Nakşibendi tarikatına vakfedilen bu yapı, Osmanlı-Rus Savaşı döneminde sığınak, Milli Mücadele yıllarında ise gizli bir karargâh olarak kullanıldı.
Milli Mücadele’nin önde gelen isimlerinden Mehmet Akif Ersoy ve Halide Edip Adıvar’ın da burada konakladığını hatırlatan Erken, dönemin tekke şeyhinin vatan savunmasında önemli katkılarda bulunduğunu söyledi.
Sultanahmet’te bulunan Buhara Özbekler Tekkesi ise 1692-1693 yıllarında inşa edilerek, Türkistan ile Osmanlı Devleti arasındaki diplomatik temasların önemli merkezlerinden biri haline geldi. Zamanla ilim ve kültür hayatına yön veren bir ocak olarak görev yaptı.