İzmir'de Babalar Günü öncesi, İZSU çalışanları Erdal Kazık ve Mustafa İnkaya, kentin altyapısını ayakta tutmak için büyük bir fedakarlıkla görev başında. Ailelerinden uzak geçen mesailerinin ardındaki anlamı paylaşan bu iki baba, "Yaptığımız her iş çocuklarımızın geleceğine katkı" diyerek, işlerinin çocukları için ne kadar önemli olduğunu vurguluyor.
İzmir’de milyonlarca insan günlük yaşamına devam ederken, İZSU çalışanlarının görünmeyen emekleri gece gündüz sürüyor. Patlayan su hatları, sel ve yangın bölgeleri, deprem sonrası yürütülen çalışmalar ve acil ihbarlar; hepsinde bu babalar görev başında. Erdal Kazık, 19 yıldır İZSU’da çalışıyor ve ikiz kızları ile bir oğlunun geleceği için gece gündüz görevde olduğunu söylüyor. "Mesaimiz çoğu zaman saatle sınırlı kalmıyor. Çocuklarımızla geçirmek istediğimiz zamanı işimize ayırmak zorunda kalıyoruz. Ama yaptığımız her işin onların geleceğine katkı sunduğunu biliyoruz" diyor.
Mustafa İnkaya ise 22 yıllık deneyimiyle, özellikle afet dönemlerinde işlerinin daha da zorlaştığını belirtiyor. Hatay depremi sırasında günlerce görev yaptığını anlatan İnkaya, "Çocuklarımızla yiyeceğimiz bir akşam yemeği bile çok kıymetli. Ama görev bizi bazen kilometrelerce uzağa götürüyor" diyerek, işlerinin zorluğuna dikkat çekiyor. Her ikisi de çocuklarına miras bırakacakları en değerli şeyin dürüstlük ve sorumluluk duygusu olduğunu ifade ediyor.
Babalar Günü’nde çocuklarına vermek istedikleri mesajı da paylaşan Kazık ve İnkaya, işlerini severek yapmanın önemini vurguluyor. "Çocuklarımın beni örnek almasını isterim. Çalışmanın ve emek vermenin değerini bilmelerini istiyorum" diyen Kazık, İnkaya ise, "Herkes doktor ya da mühendis olamaz. Önemli olan işini severek yapmak ve topluma faydalı olmaktır" ifadelerini kullanıyor. İzmir’in altyapısının kesintisiz sürmesi için yıllardır görev yapan bu iki baba için Babalar Günü’nün anlamı; çocuklarına daha iyi bir gelecek bırakabilmek ve onların gözlerindeki gururu görebilmek.