Bolu'nun Dörtdivan ilçesinde, dondurucu kış koşulları, Anadolu'nun nadir kuşlarından biri olan kara akbabanın görkemli varoluş mücadelesine sahne oluyor. Doğa tutkunu Ergin Arar'ın paylaştığı gözlemler, bembeyaz kar örtüsünün ortasında kanatlarını açan bir kara akbabanın, doğanın acımasız ama bir o kadar da ihtişamlı döngüsündeki rolünü gözler önüne seriyor.
Dörtdivan'da kış mevsimi, sıcaklıkların düşmesinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Bölgeyi yakından tanıyan Ergin Arar, bu durumu; "dağların omuzlarına çöken, vadilerin nefesini yavaşlatan ve zamanı beyaz bir sessizliğe gömen" kadim bir hükümdarlık olarak tanımlıyor. Karın her izi örttüğü ve rüzgârın tüm sesleri bastırdığı bu coğrafyada, yaban hayatı için geriye tek bir yasa kalıyor: Hayatta kalmak.
Karda açılan siyah kanatlar, Dörtdivan'ın sessiz ve karla kaplı meydanlarında kayda geçen manzara, adeta bir doğa belgeselini aratmıyor. Karın ortasındaki bir kayaya tünemiş kara akbaba, devasa siyah kanatlarını gökyüzüne doğru açarak izleyenlere görsel bir şölen sunuyor. Arar, akbabanın bu duruşunun, "yüzyıllardır değişmeyen bir varoluşun sessiz ilanı" olduğunu vurguluyor.
Kanat açıklığı 3 metreyi bulabilen bu devasa kuşlar, doğanın en sert koşullarında bile kırılmaz bir direnci temsil ediyor. Leş yiyici olmaları nedeniyle ekosistemin temizleyicileri olarak bilinen kara akbabalar, doğadaki yaşam döngüsünün en kilit halkalarından birini oluşturuyor. Arar'ın betimlemesiyle, kara akbabanın gözleri "kışın gördüklerini saklayan iki eski ayna" gibi.
Dörtdivan semalarında süzülen akbaba, kışın dondurucu ıssızlığında yalnız görünebilir. Ancak uzmanlar, bu kuşların Anadolu'nun binlerce yıllık yaban hayatı mirasını taşıdığına dikkat çekiyor. Ergin Arar'ın doğa güncesine düşen bu not, kışın en zorlu şartlarının bile doğaya uyum sağlayanlar için sadece "kısa bir misafirlikten" ibaret olduğunu hatırlatıyor. Dörtdivan'da kar yağışı sürerken, kara akbaba rüzgârı yoldaş edinip uçsuz bucaksız gökyüzünde süzülmeye devam ediyor.