Bolu'nun Kıbrıscık ilçesine bağlı Alan Himmetler köyünde, 1700'lü yıllardan bu yana ata tohumu ve geleneksel yöntemlerle yetiştirilen Kıbrıscık pirinci, 2020 yılında aldığı coğrafi işaret tesciliyle Türkiye'nin tarımsal mirasını geleceğe taşıyor. Nesilden nesile aktarılan zorlu bir emekle üretilen bu eşsiz lezzet, tarladan sofraya uzanan meşakkatli yolculuğuyla dikkat çekiyor.
Bolu’nun sarp coğrafyasında, dağların arasındaki bereketli vadilerde yetişen Kıbrıscık pirinci, sıradan bir tarım ürününden çok daha fazlasını ifade ediyor. Bölge halkı için bir yaşam biçimi ve tarihi bir miras olan bu çeltik türü, modern tarım makinelerinin ulaşamadığı alanlarda halen eski usullerle işleniyor.
Bu 300 yıllık tarım mirasının geçmişi, tahmin edilenden çok daha eskiye dayanıyor. Alan Himmetler köyünden bir üretici, üniversitede eğitim gören kızının yaptığı araştırmalara dayanarak, bu topraklarda pirinç ekiminin 1700'lü yıllardan beri kesintisiz olarak yapıldığını belirtiyor. Geçmişte öküzlerle sürülen, insan gücüyle hasat edilen tarlalar, bugün yerini kısmen traktörlere bıraksa da, üretimin kalbindeki geleneksel ruh varlığını korumaya devam ediyor.
Kıbrıscık pirincinin sofralara ulaşması ise büyük bir sabır ve emek gerektiriyor. Üretim süreci, Nisan ayının sonlarına doğru tarlaların sürülmesiyle başlıyor. Tarlalar suyla doldurularak 'taban' adı verilen çamurlu zemin oluşturuluyor. Ardından tohumlar elle suya serpiliyor. Suyla buluşan tohumlar yaklaşık bir hafta içinde çimlenmeye başlıyor. Kırkıncı güne gelindiğinde ise tarlalardaki yabani otlar tek tek temizleniyor. Ekildikten tam 120 gün sonra çeltikler olgunlaşıyor ve hasat dönemi başlıyor.
Hasat zamanı geldiğinde çeltikler, geleneksel tarım aleti olan orakla biçiliyor ve desteler halinde toplanıyor. Harmanlanma süreci ise Anadolu'nun kadim tarım kültürünü yansıtıyor. Geçmişte saplarından ayrılması için hayvanların tırnaklarıyla ezildiği (çatı koşturmak) bu çeltikler, günümüzde de kurutulup değirmenlerde dövüldükten sonra mutfaklara girmeye hazır hale geliyor. 2020 yılında coğrafi işaret alarak kalitesini ve yöreselliğini resmi olarak kanıtlayan Bolu Kıbrıscık pirinci, mutfaktaki çok yönlülüğüyle de öne çıkıyor.
Köyün deneyimli üreticilerinden biri, ürünlerine olan güvenini şu sözlerle özetliyor: 'Çok güzel pilavı olur. Türkiye'de bunun üzerine yok bu pirincin. Bu çeltik Türkiye'de hiç yok zaten.' Geçmişin emeğini, toprağın bereketini ve Bolu'nun yöresel lezzetini tek bir tanede buluşturan Bolu Kıbrıscık Pirinci, coğrafi işaret tesciliyle koruma altına alınarak gelecek nesillere aktarılmaya devam edecek.