İstanbul Galataport’ta gerçekleştirilen görkemli bir lansmanla, Troia Bağ Rotası dünya turizm sektörüne tanıtıldı. Gelibolu’dan başlayarak Eceabat, Troya, Çanakkale Merkez ve Bozcaada’ya kadar uzanan yaklaşık 150 kilometrelik bu tematik güzergâh, kültür, gastronomi ve deneyim odaklı bir yolculuk sunuyor. Gezginler, sadece tarihi yapıları görmekle kalmayacak; yerel üreticilerle tanışarak, hasada katılacak ve bölgenin canlı hikâyesine ortak olma fırsatı bulacaklar.
Troya denince akla gelen savaşlar ve kahramanlık destanları kadar, bölgenin bağcılık geçmişi de oldukça köklü. Bozcaada’nın dünya çapında tanınan Vasilaki, Karalahna, Kuntra ve Çavuş gibi yerel üzüm çeşitleri, bu projenin en güçlü kültürel unsurlarını oluşturuyor. Proje dahilinde, güzergâh üzerindeki bağ işletmeleri, konaklama tesisleri ve yerel restoranlar entegre bir şekilde çalışarak ziyaretçilere bağlarda hasat etkinlikleri ve yerel şeflerle gastronomi buluşmaları sunacak.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Aydoğdu, lansmanda yaptığı konuşmada Troia Bağ Rotası’nın yalnızca bir turizm güzergâhı olmadığını, aynı zamanda bölgenin üretim kültürünü ve tarihini ortak bir kimlik altında buluşturan stratejik bir proje olduğunu vurguladı. Bu rota sayesinde, Çanakkale turizmi yaz aylarıyla sınırlı kalmayacak, yılın dört mevsimine yayılacak dev bir potansiyele sahip olacak.
Troia Bağ Rotası, geçmişi gelecekle buluşturan güçlü bir vizyonu temsil ediyor. Çanakkale, tarih boyunca medeniyetlerin buluştuğu bir şehir oldu. Artık bu toprakların üzüm kültürü, uluslararası turizm sahnesinde de kendine yer bulmaya hazırlanıyor. Bu proje, Çanakkale’nin geleceğine uzanan en değerli turizm yatırımlarından biri olmaya aday görünüyor.