Şanlıurfa'nın tarihi çarşıları, Roma dönemine kadar uzanan kökleriyle, yeraltındaki saklı güzellikleriyle hala keşfedilmeyi bekliyor. Yıllardır bu çarşılarda esnaflık yapan ve Urfa'nın tarihi üzerine iki kitap yazmış olan Necdet Şansal, hem kentin kültürel mirasına dikkat çekiyor hem de genç nesillere çağrıda bulunuyor.

Şansal, tarihi çarşıların üç farklı kompleksten oluştuğunu ve yeraltında Roma dönemine ait yapılar bulunduğunu belirtiyor. "Bu çarşı, 500 yıllık Osmanlı dönemine ait. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Diyarbakır Valisi Behrampaşa tarafından yaptırılmıştır. Gümrük Hanı, Kazaz Pazarı ve Sipahi Pazarı bu çarşının üç ana bölümünü oluşturuyor. Ancak altında Roma dönemine ait Ceketçi Pazarı gibi yeraltı çarşıları da mevcut. Bu tarihi zenginlikler, Urfa’nın turizm potansiyelini artırmak için mutlaka değerlendirilmeli," diyor.

Necdet Şansal, Urfa'nın tarihine olan merakının kendisini kitap yazmaya yönlendirdiğini ifade ediyor. "Urfa denilince akla gelen yerler arasında Balıklıgöl ve Gümrük Hanı var. Bu bölge, Urfa'nın tarihsel olarak kalbi sayılabilir," diyor. Gençlerin tarihe olan ilgisizliğinden yakınarak, onlara yapıcı olmaları gerektiğini vurguluyor.

"Gençler, tarih ve kitap okumaya daha fazla ilgi göstermelidir. Bugünü bilmek için dünü bilmek gerek. Cep telefonları anlık zevkler sunar ama gerçek bilgi için okumak şart. Gençler, özne olmalı; nesne olmamalı," şeklinde görüşlerini aktaran Şansal, Urfa'nın tarihsel önemine de dikkat çekiyor.

Şansal, Urfa'nın antik adı Edessa'nın, Büyük İskender'in komutanı Seleukos'un doğduğu şehir olduğunu belirtiyor. "Urfa, tarihsel olarak İpek Yolu üzerinde yer alıyor ve bu nedenle çok önemli bir ticaret merkezi. Edessa ismi, Urfa ile özdeşleşmiş bir tarihtir. Cumhuriyet'le birlikte ise Urfa ismi benimsenmiştir," diyerek sözlerini noktalıyor.