Bolu'da iki yıl boyunca ekilmeyen yaklaşık 570 dönüm tarım arazisinin devlet eliyle kiraya verileceği haberi, kentin tarım politikalarında köklü bir değişim rüzgarı estiriyor. Bu yeni model, mülkiyet hakkına dokunmadan üretimi teşvik etmeyi amaçlıyor ve Bolu’nun tarımsal yapısını yeniden şekillendiriyor.

Resmi verilere göre, Bolu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 34 farklı lokasyondaki toplam 570 bin metrekare tarım arazisinin işlenmediğini tescil etti. Ancak bu durum sadece yüzeyde görünen bir sorun. Bolu, Batı Karadeniz ile İç Anadolu iklimi arasında sıkışmış bir tarım kimlik krizi yaşıyor. Yeni kiralama modeli, kırsaldaki göç, iklim krizi ve jeotermal potansiyel gibi sorunları yönetmeyi hedefliyor.

Mudurnu ve Mengen gibi batı ve kuzey ilçeleri, sanayileşme ve göç nedeniyle büyük bir tarımsal boşluğa maruz kaldı. Bu arazilerin kiralanması sürecinde, geleneksel tarım yöntemlerinin yanı sıra katma değeri yüksek sözleşmeli modellere geçişin önemi büyük. Aksi takdirde bu alanlar sistem dışı kalma riskiyle karşı karşıya kalacak.

Dörtdivan ve Gerede gibi bölgelerde ise düşük verim ve su eksikliği nedeniyle tarım alanları terk ediliyor. Bu durum, bakanlığın projeleriyle entegrasyon çabalarının hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor. Kiralama süreçlerinde azot dengesini koruyacak ekim modelleri ile hem maliyetlerin düşmesi hem de toprakların verimli kullanılması sağlanabilir.

Altyapı yatırımları tamamlanan bölgelerde ise umut verici gelişmeler yaşanıyor. Seben Gölü'nde sulama projeleri, daha önce terk edilen alanları yeniden hayata döndürdü. Karacasu ve Göynük'teki jeotermal kaynaklar ise teknolojik tarım alanlarının oluşturulmasına olanak tanıyor.

Yeni yönetmelik, kiralamada önceliği yerel üreticilere veriyor. Ancak küçük çiftçilerin girdi maliyetleri karşısında kiralama için yeterli finansal gücü olup olmadığı büyük bir soru işareti. Başarı için sadece arazi listesi açıklamak yeterli olmayacak; düşük faizli krediler ve alım garantili sözleşmeli tarım modellerinin de devreye girmesi gerekiyor.

Bolu'daki bu atıl arazilerin dijital tespiti ve zorunlu kiralama uygulaması, Türkiye genelinde yeni bir tarım politikasının pilot uygulaması olarak dikkat çekiyor. Eğer doğru stratejilerle uygulanabilirse, Bolu sanayileşirken tarımını kaybetmeyen ender şehirlerden biri olma yolunda önemli bir adım atmış olacak.