İstanbul’un kalabalık caddelerinde park yeri bulmak, özellikle de özel hastaneler gibi yoğun noktalarda, neredeyse imkansız hale geldi. Geçtiğimiz günlerde bir hekim dostumun çalıştığı hastaneye gitmek üzere yola çıktım. Oğlum Halil İbrahim aracı kullandı ve hastanenin girişinde beni indirdi. Ancak bir anda karşıma çıkan bir genç, "Anahtarı bırakacak mısınız abi?" diyerek beni şaşırttı. Cevap vermedim ama içimde bir hüzün belirdi. Halil İbrahim de park yeri bulmakta zorlandığı için aracı bir sokak arasına bırakıp uzun süre sonra geri döndü.

Özel otoparkların fiyatları her geçen gün artmaya devam ediyor. Sanki bu artışlar, çarşı-pazardaki aç gözlülüğün bir yansıması gibi. Ancak, son zamanlarda trafik kurallarına yönelik sıkı denetimler yapılırken, otoparklarda bu denetimlerin olmaması dikkat çekiyor. Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, özel otopark ücretlerine bir üst sınır getirilmesi gerektiğini savunuyor. Ama bu konuda henüz bir adım atılmış değil. Vatandaşlar, fahiş fiyatlarla karşılaştıklarında belediyelere şikayette bulunmalı.

İstanbul'da trafiğe kayıtlı motorlu araç sayısı 6,5 milyon civarında. Bu araçların sayısı her gün artarken, park yeri sıkıntısı da beraberinde geliyor. İSPARK’ın kapasitesi sadece 120 bin araçla, bu dev şehir için yetersiz kalıyor. Oysa ki, İBB’nin seçim vaatleri arasında otoparkların artırılması ve toplu taşıma sisteminin güçlendirilmesi vardı. Ancak şu anki durum, İstanbul’un ulaşımını daha da zorlaştırıyor.

Son günlerde yaşanan metro kazaları ve otobüs arızaları, toplu taşıma sisteminin ne kadar yetersiz olduğunu gözler önüne seriyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İstanbul’un bu sorunlarını hafifletmek için metro hatları yapımına devam ediyor. Ancak bu yatırımların hızlandırılması ve otopark sorununa bir çözüm bulunması şart.